Röportajlar

about us

SELEN OKAY AKÇALI - YANINDAYIZ DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI

Kadınların Güçlenmesi Kadar Erkeklerin Dönüşümü De Önemli

“Kadınların yanında durmayı bilen bir erkeklik” anlayışını inşa etmeyi hedefleyen ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinde erkek katılımını merkeze alan bir sivil toplum kuruluşu olan Yanındayız Derneği, 2019 yılından bu yana bu alanda öncü bir rol oynuyor. Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Selen Okay Akçalı ile toplumsal cinsiyet eşitsizliği, kadınların karşılaştığı sorunlar ve çözüm yolları üzerine önemli bir sohbet gerçekleştirdik. Akçalı, ülkemizde kadın olmanın getirdiği zorlukları ve bu mücadelede erkeklerin üstlenmesi gereken sorumlulukları tüm samimiyetiyle dile getiriyor. Yanındayız Derneği’nin yürüttüğü projelerden hedeflere, toplumsal dönüşüm için atılması gereken adımlardan kişisel motivasyonlarına kadar pek çok konuyu ele aldığımız bu röportajda, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin sadece kadınların değil, tüm toplumun meselesi olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz.

Tunalar

Güvenin azaldığı, belirsizliklerin yaşandığı bir ülkede kadın olarak var olmak daha da zorlaşıyor. Ülke olarak ne durumdayız? Öncelikli adımlar neler olmalıdır?

Ülke olarak, toplumsal cinsiyet eşitsizliği konusunda ciddi zorluklarla karşı karşıyayız. Çeşitli veriler, Türkiye’deki kadınların hâlâ toplumsal hayatta eşit fırsatlar ve haklar için mücadele etmek zorunda kaldığını gözler önüne seriyor.

Kadın cinayetleri ve şiddet olayları, ne yazık ki günümüzde önemli bir sorun olmaya devam ediyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun açıkladığı verilere göre, sadece 2024 yılı ilk 10 ayında 374 kadın cinayeti işlendi. Bu cinayetlerin yüzde 55’inin, kadınların evli veya birlikte oldukları erkekler tarafından işlendiği görülüyor. 2024 yılında her gün bir kadın öldürülmüşken, kadınların şiddetle mücadelede karşılaştığı bu kadar büyük tehdit, ülkemizin toplumsal cinsiyet eşitsizliği açısından ne durumda olduğunu açıkça gösteriyor. Kadınların korunması ve şiddetle mücadele konusunda daha etkili bir yasal düzenleme ve toplumsal farkındalık artırıcı çalışmalar yapılması gerekiyor.

Kadınların eğitim, istihdam ve ekonomik bağımsızlık gibi alanlardaki eşitsizlikleri de ciddi bir sorun teşkil ediyor. TÜİK verilerine göre, 2023 yılında 720 bin kız çocuğu, eğitiminin ilk dört yılından sonra okuldan ayrıldı. Bu, çocuk yaşta evlendirilen ve eğitim hakkından mahrum kalan kız çocuklarının sayısının da artmasına yol açıyor. 2023 yılında Türkiye’de 10 bin 471 kız çocuk resmi nikah ile evlendirildi ve bu çocukların büyük bir kısmı, 18-49 yaş arasındaki yetişkin erkeklerle evlendirildi. Bu, Türkiye’nin hâlâ ciddi bir çocuk evlilikleri sorunu yaşadığını ve kız çocuklarının eğitime erişiminde büyük engeller bulunduğunu gösteriyor.

Ekonomik alanda da kadınlar, erkeklerle eşit fırsatlara sahip değil. Kadınların iş gücüne katılım oranı sadece yüzde 36 seviyelerinde kalırken, iş dünyasında kadınlar erkeklerden yüzde 15.6 daha düşük ücret alıyor. Özellikle imalat sektörü gibi kadınların yoğun çalıştığı alanlarda bu oran daha yüksek. Ayrıca, kadınların üst düzey yönetim pozisyonlarındaki temsili de çok düşük, yalnızca yüzde 19.6’dır. Kadınların iş gücüne katılımını artırmak ve onlara eşit ücret, fırsat ve terfi imkânı sağlamak için devletin ve özel sektörün politikalarını gözden geçirmesi gerekiyor.

Öncelikli adımlar arasında, ilk olarak kadın cinayetleri ve şiddetle mücadelede daha etkili yasal düzenlemelere ve uygulamalara ihtiyaç var. İstanbul Sözleşmesi’nin önemi bir kez daha vurgulanmalı, kadınların güvenliğini sağlamak adına toplumsal cinsiyet eşitliğine dair politikalar güçlendirilmeli. Kadınların eğitimde ve iş hayatında eşit fırsatlar elde edebilmesi için erken yaşta eğitimin desteklenmesi, kız çocuklarının okula devam etmeleri için daha fazla teşvik sağlanması ve cinsiyet eşitliği konusunda kamuoyunun bilinçlendirilmesi gerekiyor.

Ayrıca, kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmaları için iş gücüne katılımlarını artıracak, pozitif ayrımcılık içeren düzenlemeler yapılmalıdır. Cinsiyete dayalı ücret farkını azaltmak, kadınların daha yüksek pozisyonlarda yer almasını sağlamak, iş yerlerinde kadınlara yönelik ayrımcılığı engellemek için eğitimler ve denetimler yapılmalıdır.

Dernek olarak erkek katılımını merkeze alıyor ve bu konuda zihinsel bir dönüşüm yaratmayı amaçlıyorsunuz. Bu yaklaşımı ve yola çıkış hikâyenizi bizimle paylaşır mısınız?

Eşitsizliğin yok edilmesi için dünya üzerinde pek çok oluşum kadının güçlendirilmesi faaliyeti yürütüyor. Yanındayız Derneği ise toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak ve erkeklerin bu süreçteki sorumluluklarını üstlenmelerini teşvik etmek amacıyla 2019 yılında kuruldu. Derneğin temel hedefi, kadınlar ve erkekler arasındaki eşitsizlikleri gidermek, cinsiyet temelli şiddet ve ayrımcılıkla mücadele etmek, ayrıca toplumsal cinsiyet eşitliğini tüm alanlarda yaygınlaştırmaktır. Bu doğrultuda farkındalık artırıcı kampanyalar düzenliyor, eğitim ve savunuculuk çalışmaları yapıyor, politika önerileri geliştiriyor ve iyi uygulamaların yaygınlaşmasına katkıda bulunuyoruz.

Eşitsizlikle mücadelede kadınların güçlendirilmesi odaklı çalışmalar yaygın olsa da Yanındayız Derneği, bu soruna erkeklerin aktif katılımıyla çözüm üretmeyi amaçlıyor. Derneğimiz, erkeklerin toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık kazanarak kendi içlerindeki ataerkilliği sorgulamalarını ve bu alanda dönüşüm yaratmalarını hedefleyen dünya çapında yeni bir yaklaşıma öncülük ediyor.

Yanındayız, Türkiye’de erkek katılımını merkeze alan ilk, dünyada ise sayılı sivil toplum kuruluşlarından biridir. Promundo, MenEngage ve Champions of Change Coalition gibi uluslararası oluşumlarla benzer bir misyonu paylaşan derneğimiz, erkek egemenliğinin ortadan kaldırılmasında profeminizmin önemine inanıyor. Kadın-erkek eşitliği hareketinin yaygınlaştırılması ve bu konuda öncü bir rol üstlenmek, temel hedeflerimizden biridir.

Dernek üyelerimiz, iş dünyası, siyaset, akademi, sanat ve spor gibi farklı alanlarda tanınan, etkili temsilcilerden oluşmaktadır. “Kadınların yanında durmayı bilen bir erkeklik” anlayışını inşa etmeye çalışıyor, yürüttüğümüz tüm projelerde profeminizmin farkındalığını artırmayı amaçlıyoruz.

“Yanındayız Erkeği” kavramı neyi ifade ediyor ve bu kavramın toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesine katkısı nedir?

“Yanındayız Erkeği” kavramı, toplumsal cinsiyet eşitliğini benimseyen, bu mücadelede aktif rol üstlenen ve kadınların yanında durmayı bilen bir erkeklik anlayışını temsil ediyor. Bu kavram, erkeklerin toplumsal cinsiyet eşitliği sürecine dahil olmalarını ve sorumluluk üstlenmelerini teşvik ediyor.

Tunalar

Yanındayız Erkeği, sadece kadınların haklarını savunmakla kalmıyor; aynı zamanda kendi içindeki ataerkil düşünce kalıplarını sorguluyor, toplumsal önyargılarla mücadele ediyor ve toplumsal dönüşümün bir parçası olmaya çalışıyor. Bu anlayış, erkeklerin hem bireysel hem de toplumsal düzeyde değişim yaratmalarını sağlayarak, eşit bir toplum inşasına katkıda bulunmalarını hedefliyor. Bu kavram, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesine erkeklerin çözümün bir parçası olabileceğini göstererek katkı sağlıyor. Erkeklerin pasif destekçiler yerine, aktif birer savunucu olarak sürece dahil olmaları, kadınların yaşadığı eşitsizlikleri daha geniş bir kesimin anlamasına ve çözüm odaklı çalışmalara katılmasına olanak tanıyor. Böylece toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda daha güçlü ve sürdürülebilir bir etki yaratılıyor.

Derneğimiz, savunduğu vizyonu kendi yapısına tam anlamıyla entegre etmeyi başarmış bir yapı diyebilirim gönül rahatlığıyla. Çoğunluğu erkeklerden oluşan ve kendi alanlarında etkili olan üyelerimiz, bir kadın liderliğinde çalışmalarına devam ediyor. “Kadınların ve her türlü ayrımcılığın karşısında, yanındayız” diyorlar. Yanındayız, toplumsal cinsiyet eşitliği meselesini benimsemiş “Yanındayız Erkekleri”nin çözüm için aktif rol aldığı bir hareket. Bu yaklaşımıyla toplumsal cinsiyet eşitliği alanında çalışan diğer oluşumlardan ayrışıyor.

Biz, bu sorunun çözümüne kadınları güçlendirmekten ziyade “erkeklerin zihinsel dönüşümü” aracılığıyla ulaşmayı hedefliyoruz. Hedeflerimiz ortak olsa da yolumuz ve yöntemimiz farklı. Bu yaklaşım, dünyada da oldukça yeni bir hareket olarak dikkat çekiyor.

Dernek olarak birçok proje ve iş birliklerine de imza attınız ve devam ediyorsunuz. Bu iş birlikleri toplumsal dönüşüme nasıl katkı sağladı, sağlayacak?

Yanındayız Derneği olarak, üniversiteler, iş dünyası ve kamu kurumlarıyla gerçekleştirdiğimiz projeler ve iş birlikleriyle toplumsal dönüşüme anlamlı katkılar sunuyoruz. Özellikle kuruluş misyonumuzdan yola çıkarak; erkekleri hedef kitlemize alarak, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında kritik bir adım atıyoruz. Erkek liderlerle düzenlediğimiz odak grup çalışmaları, onların eşitlik savunucusu olmalarını teşvik ederken, farkındalık yaratıyor ve kalıcı dönüşüm için zemin hazırlıyor. İş dünyasında hayata geçirdiğimiz projeler, insan kaynakları politikalarının kapsayıcı şekilde yeniden şekillenmesine destek olurken, kamu kurumlarıyla yürüttüğümüz eğitimler, yerel yönetimlerin toplumsal cinsiyet duyarlılığıyla hareket etmesini sağlıyor. Üniversitelerde gençlere yönelik gerçekleştirdiğimiz farkındalık çalışmaları ise geleceğin eşitlikçi toplumunu inşa etmede önemli bir rol oynuyor. Tüm bu çalışmalarımız, toplumsal normları dönüştürerek daha adil ve eşit bir gelecek için somut adımlar atmamızı sağlıyor. Özellikle üniversitelerde gerçekleştirdiğimiz “Kampüsümde Şiddete Sıfır Tolerans” projesiyle gençler arasında flört şiddeti ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık oluşturuyoruz. Bu projeyle, üniversitelerdeki binlerce gence ulaşarak, flört şiddeti üzerine çözüm odaklı çalıştaylar düzenliyor ve toplumsal cinsiyet eşitliği bilincini genç nesillere kazandırıyoruz. Bu, gelecekteki liderler ve toplumu şekillendirecek bireyler için çok önemli bir adım. İş dünyasında ise “İş Yerimde Tacize ve Şiddete Yer Yok” projemizle, özel sektörde toplumsal cinsiyete duyarlı bir iş yeri kültürü oluşturmayı hedefliyoruz. Burada, kurumlara eğitimler vererek, işyerlerinde cinsiyete dayalı şiddet ve ayrımcılığa karşı etkili politikaların benimsenmesini sağlıyoruz. Yine aynı şekilde, “İşimizde Eşitiz” projemizde de, erkek egemen sektörlerdeki firmalarla iş birliği yaparak, daha adil ve kapsayıcı iş ortamlarının yaratılmasına katkı sağlıyoruz. Kamu kurumlarıyla gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri, yasal değişiklikler ve toplumsal farkındalığın artması için çok önemli bir alan oluşturuyor. Özellikle “Toplumsal Dönüşüme Katkı: Taciz ve Şiddet Farkındalığı” projemizde, yerel yönetimlerle yaptığımız çalışmalarla, şiddet ve taciz konularında toplumun çeşitli kesimlerine eğitimler vererek, toplumsal algıyı değiştirmeyi amaçlıyoruz. Tüm bu projeler ve iş birlikleri, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı büyük bir adım atmamıza olanak tanırken, aynı zamanda erkeklerin de bu mücadelede aktif birer rol modeli olmasını sağlıyor. Yanındayız Derneği olarak, erkekleri toplumsal cinsiyet eşitliği savunucuları olarak konumlandırarak, toplumsal dönüşümde güçlü bir etki yaratmayı hedefliyoruz. Bu dönüşüm, sadece kadınlar için değil, tüm toplum için daha adil ve eşit bir yaşam alanı oluşturacaktır.

Bugüne kadar verdiğiniz mücadele ve çalışmalarla farklı bir bakış açısı kazandırdınız, teşekkürler.

Sizi bu mücadeleye sürükleyen karar neydi?

Bu mücadeleye bizi sürükleyen en temel neden, ülkemizde ve dünyada kadınların karşı karşıya kaldığı eşitsizliklerin, ayrımcılığın ve cinsiyet temelli şiddetin hâlâ çok yaygın olmasıydı. Toplumda bu sorunların sadece kadınların sorunu olarak görülmesi, erkeklerin bu süreçteki sorumluluğunun yeterince konuşulmaması bizi harekete geçirdi. Kadınların haklarını savunurken, erkeklerin dönüşümünü sağlamadan toplumsal bir değişim yaratmanın mümkün olmadığını fark ettik. İşte bu anlayış, Yanındayız Derneği’ni kurma ve bu mücadeleyi başlatma kararımızın temel taşını oluşturdu.

Ülkemizde kadın olmanın hâlâ pek çok zorluk içerdiğini söyleyebilirim. Toplumsal cinsiyet eşitliği, hâlâ ulaşılması gereken bir hedef. Kadınlar, eğitimden iş hayatına, aileden sosyal hayata kadar birçok alanda eşitsizliklerle karşılaşıyor. Cinsiyet temelli önyargılar, şiddet ve ayrımcılık ne yazık ki günlük yaşamın bir parçası. Ancak bu mücadelede umudumu kaybetmiyorum. Kadınların haklarına sahip çıkması, dayanışma ağlarının güçlenmesi ve erkeklerin bu sürece dahil olmasıyla önemli bir dönüşümün mümkün olduğuna inanıyorum.

Kadın olmak zor, ama bir o kadar da güçlü bir duruş sergilemeyi gerektiriyor. Bu mücadele sadece kadınların değil, toplumun tüm bireylerinin meselesi. Biz, Yanındayız Derneği olarak, bu eşitsizlikleri ortadan kaldırmak ve kadınların hak ettikleri eşit ve adil bir topluma kavuşmalarını sağlamak için çalışmaya devam edeceğiz.

Gündeminizde neler var?

Erkekleri hedef almaya ve bu alanda dönüşüm yaratmaya devam ediyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki yaklaşımımız, bu meseleyi sadece bir kadın meselesi olarak görmeyip erkeklerin de aktif bir parçası olmasını sağlamak. Bu doğrultuda, yakın dönemde olgunlaştırdığımız birkaç önemli projemiz var.

Öncelikli hedeflerimizden biri yaş grubumuzu genişletmek. Çocuklara ve gençlere daha fazla seslenmek, toplumsal cinsiyet eşitliğini erken yaşlarda içselleştirecek projeler geliştirmek istiyoruz. Bu kapsamda, eğitim ve farkındalık projeleri üzerine çalışıyoruz. Özellikle okullar, üniversiteler ve gençlik merkezleri gibi alanlarda etkili programlar hayata geçirmeyi planlıyoruz. İş dünyasının dışında, toplumun daha geniş kesimlerine ulaşmayı amaçlıyoruz. Bu anlamda risk alarak farklı alanlarda, ses getirecek projeler üretmek istiyoruz. Yerelde daha aktif olmayı ve yerel yönetimlerle iş birliklerini artırmayı hedefliyoruz. Çünkü toplumsal değişimin tabandan başlamasının önemine inanıyoruz. Özel sektördeki deneyimimizle güçlü projeler geliştirdik, ancak şimdi kamu kurumlarıyla daha yakın çalışmayı planlıyoruz. Kamu sektöründe farkındalığı artıracak, daha geniş kitlelere ulaşabilecek projeler hazırlıyoruz. Yerel ve ulusal düzeyde etkili iş birlikleri kurarak toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesini daha kapsayıcı bir hale getirmek istiyoruz. Ayrıca, erkeklerin dönüşüm sürecini destekleyen daha yaratıcı ve yenilikçi kampanyalar üzerinde çalışıyoruz. Toplumun her kesiminden bireylerin bu hareketin bir parçası olmasını sağlamak, toplumsal cinsiyet eşitliğini herkesin meselesi haline getirmek ana hedeflerimizden biri.

En son haberlerimizi almak için kaydolun

“İnternet sitemizden en verimli şekilde faydalanabilmeniz ve kullanıcı deneyimini geliştirebilmek için internet sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Tarayıcınızdan çerez ayarlarını değiştirmediğiniz sürece, “katılıyorum”’a tıklamanız gerekmekte veya internet sitemizi kullanmaya devam etmeniz halinde çerez kullanımını kabul etmiş olmaktasınız. Çerezler hakkında detaylı bilgi almak için İnternet Sitesi Çerez Politikası’nı incelemenizi rica ederiz.” Daha Fazla Bilgi

Tamam