Röportajlar

about us

DOÇ. DR. ÖZGÜR ÖZTAN - TOBB ULUSLARARASI SAĞLIK TURİZMİ MECLİSİ BAŞKANI

Türkiye, Sağlık Turizminde Küresel Bir Marka Olma Yolunda İlerliyor

Dünya genelinde sağlık turizmi pazarının büyüklüğü nedir ve Türkiye bu pazarda nasıl bir konumda yer alıyor?

2024 yılında küresel sağlık turizmi pazarının büyüklüğünün yaklaşık 40 milyar dolar olarak hesaplandığı düşünüldüğünde, Türkiye bu alanda önemli bir oyuncu ve cazip bir destinasyon konumunda yer alıyor. Öyle ki, geçmişte bir yılda ulaştığımız sağlık turisti sayısına artık bir ay içinde erişiyoruz. Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş. (USHAŞ) tarafından açıklanan verilere göre, 2012 yılında yaklaşık 334 bin olan sağlık turisti sayısı, 2024 itibarıyla 1,5 milyona ulaşmış durumda.

Gelir açısından bakıldığında ise 2012 yılında 779 milyon dolar olan sağlık turizmi geliri, 2024 yılında 3 milyar dolara yükseldi. Ancak, sağlık turisti sayısı ve turizm geliri her ne kadar yüksek seviyelere ulaşmış olsa da, Türkiye sağlık turizmi alanında hâlâ küresel çapta hak ettiği noktada değil. Açıklanan veriler ışığında, Türkiye’nin sağlık turizmi açısından gittikçe artan bir çekim merkezi haline geldiğini ve sektörün büyümeye devam ettiğini söylemek mümkündür.

Türkiye’nin sağlık turizmi sektöründe yıllar içerisinde göstermiş olduğu bu büyümenin arkasındaki en önemli faktörler nelerdir? Türkiye’yi cazip kılan en önemli unsurlar nelerdir?

Geçmiş yıllarda sağlık turistleri daha çok gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere yönelirken, günümüzde bu hareketlilik tersine dönmüş durumda. Gelişmiş ülkelerde sağlık hizmetlerinde bekleme sürelerinin uzaması, yaşlı nüfusun artması ve sağlık hizmet maliyetlerinin yükselmesi bu değişimin en önemli nedenleri arasında yer alıyor.

Türkiye, sağlık turizmi alanında sunduğu yüksek hizmet kalitesi, sağlık hizmetlerine erişimin kolaylığı ve birçok ülkeye kıyasla daha düşük maliyetli tedavi seçenekleriyle dünyanın pek çok bölgesinden sağlık turisti çekiyor. Bugün Türkiye’de JCI (Joint Commission International) akreditasyonuna sahip 40 hastane bulunuyor ve bu rakamla ülkemiz, dünya genelinde 6. sırada yer alıyor. Bunun yanı sıra Avrupa ve Asya’nın kesişim noktasında bulunması, pek çok ülkeye kısa uçuş mesafesinde olması, yüksek eğitimli ve nitelikli sağlık profesyonellerine sahip olması ve turistik olanaklarının çeşitliliği Türkiye’yi sağlık turizmi açısından cazip kılan diğer önemli unsurlar arasında gösteriliyor.

Tunalar

Son yıllarda Türkiye sağlık sektöründe istikrarlı bir büyüme göstererek güçlü bir sağlık sistemi oluşturdu. Özellikle özel sektörün büyüme hızı, hastane sayısındaki artış, sağlık teknolojilerine yapılan yatırımlar ve termal turizm alanında sahip olduğumuz güçlü altyapı, Türkiye’nin sağlık turizmi alanındaki avantajlarını oluşturuyor. Ancak düşük maliyetli sağlık hizmeti sunumu her ne kadar avantaj gibi görünse de, uluslararası camiada olumsuz algılara neden olabiliyor. Bu nedenle sağlık turizmi sektöründe fiyat odaklı rekabet yerine kalite ve sürdürülebilir hizmet anlayışına odaklanmak, Türkiye’nin uzun vadeli başarısı açısından büyük önem taşıyor.

Sağlık turizmi sektöründeki büyüme sürdürülebilir mi? Sektörün karşılaştığı en büyük zorluklar nelerdir?

Dünyada her geçen gün sağlık turizmi alanında yeni rakipler ve pazarlar ortaya çıkıyor. Bu durum sektörün sürdürülebilirliği açısından önemli bir rekabet ortamı yaratıyor. Türkiye olarak bu alanda güçlü bir konuma sahip olsak da, dünya genelindeki trendleri yakından takip etmeli ve sağlık turizmi alanında öne çıkan ülkelerin başarılı uygulamalarıyla kendimizi kıyaslamalıyız. Türkiye, termal turizm, yaşlı ve engelli turizmi, wellness turizmi gibi alanlarda önemli yatırımlara sahip olup, küresel çapta bir “şifa merkezi” olabilecek potansiyele ve altyapıya sahiptir. Bugün termal turizm sektörü, dünya genelinde 98 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğüne ulaşmışken, Türkiye’nin bu alandaki payı yalnızca 250-300 milyon dolar seviyelerinde kalıyor. Yani, sahip olduğumuz potansiyeli tam anlamıyla değerlendiremiyoruz. Bu nedenle, termal turizm kaynaklarımızı daha etkili kullanmalı, belirli hedef ülkeler doğrultusunda tanıtım stratejileri geliştirmeliyiz. Sağlıklı yaşam, sporcu sağlığı, yaşlı ve engelli bakımı gibi güçlü olduğumuz hizmetleri uluslararası platformlarda daha etkin bir şekilde tanıtmalıyız. Bu kapsamda, Türkiye Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) bütçesinden sağlık turizmi tanıtımına ayrılan payın artırılması büyük önem taşıyor. Bunun yanı sıra, yeni ürün ve hizmet geliştirmeye odaklanmamız gerekiyor. Sağlık turizmi eğitimi, son dönemde üzerinde durduğumuz önemli başlıklardan biri. Türkiye’nin sahip olduğu nitelikli insan gücü sayesinde, dünya çapında eğitimler verebilir, sağlık profesyonelleri yetiştirebilir ve bu alandaki uzmanlığımızı küresel ölçekte kanıtlayabiliriz.

Tunalar

TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Sektör Meclisi olarak, sektörün gündemindeki pek çok konuyu yakından takip ediyoruz. Özellikle son dönemde uluslararası platformlarda Türkiye’ye yönelik karalama kampanyaları dikkat çekiyor. Bu tür girişimlerin sektöre zarar vermesini engellemek için ulusal düzeyde güçlü bir tanıtım stratejisi oluşturulması şart. Bu noktada, USHAŞ tarafından son dönemde atılan adımlar oldukça önemli. USHAŞ’ın yeni rolüyle birlikte özel sektörün rakibi konumundan çıkarak düzenleyici konuma geri dönmesi, sektörümüz için kritik bir gelişme.

Bunlara ek olarak, kayıt dışı hizmet sunumu yapan kişi ve kuruluşlarla mücadele edilmesi, yabancı dil bilen sağlık personeli sayısının artırılması, hizmet fiyatlandırmasında standardizasyon sağlanması, denetimlerin sıkılaştırılması ve sağlık profesyonellerinin uluslararası göçünün önlenmesi gibi konular, sektörümüzün gelişimi açısından büyük önem taşıyor. Tüm bu zorlukların üstesinden gelebilmek için en önemli faktör, kamu ve özel sektörün iş birliği içinde hareket etmesidir. Türkiye olarak aynı hedefe odaklanmalı, sağlık turizmi sektöründe sahip olduğumuz potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Bunu başardığımız takdirde, küresel pazardaki payımızı koruyarak hatta artırarak ülkemize yüksek katma değer sağlamamız mümkün olacaktır.

Sağlık turizmi Türkiye ekonomisine ne kadar katkı sağlıyor? Özel sektörün sağlık turizmi sektörüne yaptığı katkıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hizmet sektörü, sağladığı net döviz girdisi, geniş istihdam kapasitesi ve yarattığı katma değer ile Türkiye ekonomisinde kritik bir konuma sahiptir. Yıllara yayılan tecrübe, dinamik iş gücü ve kaliteli hizmet sunumu sayesinde Türkiye, bu alanda önemli ilerlemeler kaydetmeye devam ediyor. Özellikle son 10 yılda en hızlı büyüme gösteren alanlardan biri sağlık turizmi olmuştur. Bu sektörün genel turizm gelirleri içindeki payı her geçen yıl artırıyor. Türkiye’de 2012–2023 yılları arasında sağlık turizmi kapsamında kişi başı ortalama harcama 1.822,4 dolar olarak hesaplanırken, genel turizm gelirlerinde turist başına ortalama harcama 802,7 dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Başka bir ifadeyle, sağlık turizmi sektörü, genel turizmden yaklaşık 2,26 kat daha yüksek kişi başı harcama yaratmıştır. Bu durum, sağlık turizminin yalnızca sağlık hizmetleriyle sınırlı kalmadığını, konaklama, ulaşım, iletişim ve diğer hizmet sektörleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu ve yüksek katma değer sağladığını gösteriyor.

Türkiye’de özel sağlık sektörü de son yıllarda önemli bir büyüme göstermiştir. 2002 yılında 271 olan özel hastane sayısı, 2022 itibarıyla 572’ye yükselmiş, özel sağlık sektörü bu süreçte yüzde 111 büyüme kaydetmiştir. Özel hastaneler her yıl yaklaşık 2 milyon ameliyat gerçekleştiriyor, karmaşık cerrahi operasyonların yüzde 35’ini üstleniyor ve sektörün genel gelişimine katkı sağlıyor. Bu veriler, özel sağlık sektörünün Türkiye sağlık sisteminin vazgeçilmez bir parçası olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Sağlık turizmi alanında Türkiye’yi tercih eden yabancı hastalar yalnızca tedavi süreçlerinden değil, otelcilik hizmetleri, hasta bakımı ve genel konfor açısından da yüksek memnuniyet duyuyor. Özellikle özel sağlık hizmet sağlayıcılarının sağlık turizmi pazarlaması, yurt dışındaki yatırımları ve uluslararası iş birlikleri, Türkiye’nin küresel sağlık turizmi pazarındaki gücünü artırmada önemli bir rol oynuyor. Bu bağlamda, özel sektörün Türkiye’nin sağlık turizmi sektör büyüklüğündeki payı yadsınamaz bir gerçek olarak öne çıkmakta ve sektörün sürdürülebilir büyümesini destekleyen en önemli unsurlardan biri olmaya devam ediyor.

Sağlık turizmi alanında en çok talep gören tedaviler ve hizmetler nelerdir? Ve hangi ülkelerden, bölgelerden daha fazla talep görüyoruz?

Türkiye, sağlık turizmi alanında dünya genelinde en çok tercih edilen destinasyonlardan biri haline geldi. Özellikle saç ekimi, estetik operasyonlar, diş tedavileri, kalp cerrahisi, ortopedi, onkoloji, yaşlı bakım ve tüp bebek tedavisi gibi alanlarda sunduğu kaliteli hizmetlerle dikkat çekiyor. Günlük ortalama 4 bin saç ekimi operasyonu gerçekleştirilirken, sağlık turizmi kapsamında ülkeye gelen hasta sayısı her yıl artış gösteriyor. Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’ye en fazla sağlık turisti gönderen ülkeler arasında Orta Doğu ülkeleri başı çekerken, Almanya, Birleşik Krallık, Rusya, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Afganistan da öne çıkıyor. Türkiye’nin sunduğu yüksek kaliteli sağlık hizmetleri, ileri teknolojiye sahip hastaneleri, alanında uzman doktorları ve rekabetçi fiyat avantajları, uluslararası hastalar için cazip bir seçenek oluşturuyor. Sektördeki büyümenin sürdürülebilirliği için kamu ve özel sektör iş birliği içinde çalışmalarını sürdürüyor. Tanıtım faaliyetlerinin artırılması, uluslararası standartlara uygun hizmetlerin güçlendirilmesi ve yasal düzenlemelerle sağlık turizmi alanındaki kalite güvencesinin artırılması, Türkiye’nin küresel sağlık turizmi pazarındaki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

Tunalar

Türkiye, sağlık turizmi sektöründe güçlü bir konuma sahip olsa da, rekabet her geçen gün artıyor. Daha fazla uluslararası tanıtım, yeni hizmet alanlarına yatırım ve eğitim odaklı projeler ile Türkiye'nin sağlık turizmi potansiyelini tam anlamıyla kullanması mümkün. Sektörün büyümesini sürdürülebilir hale getirmek için kamunun düzenleyici rolüyle özel sektörün girişimci ruhunun birleşmesi, Türkiye'yi sağlık turizminin zirvesine taşıyacaktır.

En son haberlerimizi almak için kaydolun

“İnternet sitemizden en verimli şekilde faydalanabilmeniz ve kullanıcı deneyimini geliştirebilmek için internet sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Tarayıcınızdan çerez ayarlarını değiştirmediğiniz sürece, “katılıyorum”’a tıklamanız gerekmekte veya internet sitemizi kullanmaya devam etmeniz halinde çerez kullanımını kabul etmiş olmaktasınız. Çerezler hakkında detaylı bilgi almak için İnternet Sitesi Çerez Politikası’nı incelemenizi rica ederiz.” Daha Fazla Bilgi

Tamam