OYA NARİN - TÜRKİYE TURİZM YATIRIMCILARI DERNEĞİ (TTYD) BAŞKANI
Türkiye, Küresel Turizm Rekabetinde Öncü Konumunu Güçlendirmeli
Türkiye, küresel turizm pastasından daha büyük pay almak ve rekabet gücünü artırmak için yeni bir stratejiye ihtiyaç duyuyor. TTYD Başkanı Oya Narin, Turizmin dört mevsime yayılması, sürdürülebilir yatırımlar ve dijital dönüşümle Türkiye'nin sektördeki liderliğini koruması gerektiğini vurguluyor.
TÜRKİYE’NİN dünya turizmindeki konumu hakkında bilgi verir misiniz?
Öncelikle Türkiye turizminin küresel pazarda çok önemli bir konumda olduğunun altını çizmeliyiz. 2023 yılı rakamlarına baktığımızda dünyada turist sayısı bakımından 5’inci, turizm gelirleri açısından da 7’nci sıradayız. Geldiğimiz yer çok iyi; ancak aşabileceğimiz daha birçok hedefimiz var. Akdeniz çanağındaki rakip destinasyonlar doymuş olarak kabul edilen pazarlar ve biz güçlü büyüme potansiyeline sahip bir pazarız.
Turizmin küresel gelişimlerine baktığımızda ise Dünya Turizm ve Seyahat Konseyi (WTTC) raporlarına göre 2023 yılında 9,5 trilyon dolar olarak gerçekleşen turizm ve seyahat ekosistemi, 2033 yılında yüzde 50’nin üzerinde bir artışla 15,5 trilyon dolara çıkacağı öngörülüyor.
Bir buçuk katı büyüyecek uluslararası bir turizm pazarında, turist girişi bakımından ilk beşte olan ülkemizde Akdeniz çanağı ve Kızıldeniz’deki rekabet çok daha hareketli olacak. Önümüzdeki dönemde bizde bu rekabet içerisinde varlığımızı göstererek büyümeye devam etmeliyiz.
Kızıldeniz’de Suudi Arabistan 800.000 dolarlık yatırım öngörüyor; Birleşik Arap Emirlikleri Mısır’ın İskenderiye bölgesinde bir bölge satın aldı ve ilk fazı 150 milyar dolar olmak üzere turizm odaklı bir şehir inşa ediyor. Bunlar devasa turizm yatırımları. Bu yatırımlarla birlikte orta vadede turizmde rekabet çok daha hızlanacak.
Çin, yurtdışına çıkış kısıtlarında, pandemi ayarlarına henüz dönüyor. Aynı şekilde Hindistan’da da çok önemli bir yurtdışı turizm trendi görünüyor. Asya Pasifik bölgesinden 2024 yılının sonunda yurtdışında giden 620 milyon uluslararası ziyaretçinin, 2033 yılında 900 milyonu aşması öngörülüyor. Turizm, ülkemiz için çok önemli bir sektör. Türkiye 2024 yılında 62,2 milyon ziyaretçi ağırlayarak 60,5 milyar dolar turizm geliri elde etti; doğrudan ve dolaylı 2 milyonun üzerinde istihdam yarattı, ülke ekonomisine doğrudan 53,3 milyar dolar katma değer sağlayan ve cari açığa 56,3 milyar dolarlık net katkı veren bir sektör. Büyüyen küresel turizmden daha büyük pay almak, rekabetçiliğimizi koruyabilmek ve en önde olmak, potansiyelimizi değerlendirmek, gelirimizi artırmak ve ülke ekonomimize daha güçlü katkılar sunmak için aslında stratejik adımlarla örülen yeni bir turizm hikâyesine ihtiyacımız var.
Türk turizminin rekabet gücünü artırmak ve sektördeki büyüme potansiyelini genişletmek için hangi stratejik adımların atılması planlanıyor?
Akdeniz çanağındaki rakip destinasyonlarla bir rekabet içerisindeyiz. Buna Körfez ülkeleri ve Kızıldeniz’den yükselen rekabet de eklenmekte. Bu doğrultuda, Türkiye’nin dünya trendlerine uygun bir planlama ile dönüşümünü sağlayarak, sürdürülebilir bir destinasyon haline gelmesini ve turizmin dört mevsime yayılmasını hedefliyoruz.
BİRİNCİ TURİZM HAMLE DÖNEMİMİZ ‘YATIRIM’ MERKEZLİ OLDU, 1980-2000
Türkiye’de turizm hareketleri esas olarak 1980’de Turizm Teşvik Çerçeve Kararı ve Turizm Koordinasyon Kurulu’nun kurulması ve 1982 yılında 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu’nun çıkması ile birlikte hareketlendi. Turizmde daha evvel yatırım yapmamış olan yatırımcı bu desteklerin de sayesinde ve kamu özel işbirliği modeli ile yatırımlar gerçekleştirdi ve dünya çapında yatırımlara paralel ve büyük yatırımlar yaptılar. Kanun kapsamında, yatırım yapılmasını desteklemek üzere arsa tahsisleri, teşvik ve finansman avantajları sağlandı. Dünya tarafından gıpta ile izlenen bu yatırımlar ile 1981’de 58 bin olan nitelikli yatak sayımız 1999’da 350 bine ulaştı ve Türkiye, gerçek anlamda dünyada önemli bir turizm destinasyonu oldu.
İKİNCİ DÖNEM TURİZM HAMLESİ ‘YATIRIM, ALTYAPI VE TANITIM’ ODAKLI OLDU, 2000-2023
2000’li yıllar itibarı ile Turizmimizin ikinci stratejik hamle dönemi başladı. Turizm ve ülkemiz için gerekli olan altyapı, havayolları ve ulaşım konularında önemli gelişmeler kaydedildi. Bu dönemde, turizm ve ülkemiz için gerekli olan tesis altyapı gibi yatırımlarımız devam etti ve 2 milyon yatak kapasitesini aştık. Ancak, turizmin bu ikinci hamle döneminde başrolü ‘tanıtım’ aldı. Yurtdışında yapılan güçlü ve başarılı kampanyalarla birlikte, TGA – Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın kurulmasıyla ülkemizin küresel pazarda tanıtımında büyük bir sıçrama yaşandı ve Türkiye turizminin uluslararası varışlarda dünyanın ilk beş ülkesi arasındaki konumuna ulaşmasında önemli bir rol oynadı.
ÜÇÜNCÜ DÖNEM TURİZM HAMLESİ VE KAPSAMLI STRATEJİ
Şimdi küresel ve bölgesel gelişmelere ayak uydurabilmek için 2033 ve 2050 planlarımızı revize etmek, rekabetçiliğimizi korumak ve turizm gelirlerine seviye atlatmak için yeni bir turizm hamlesine ve dünyaya anlatabileceğimiz daha kapsamlı bir stratejiye ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz.
Bunun için potansiyelimiz de var. Zor olan, parayla satın alınamayacak, inşa edilemeyecek, doğal, tarihi, kültürel zenginliklerimiz, dünyaca ünlü misafirperverliğimiz, Trakya’dan Hatay’a kadar sahil şeridimiz, tüm Anadolu, Karadeniz, kısacası değerlendirebileceğimiz çok kıymetli ve büyük bir potansiyelimiz var.
Bu hikayemizi Kızıldeniz’de yeni filizlenen yatırımlar ile rekabetçiliği koruyabilecek, turizmi 12 aya ve tüm yurda yayacak yepyeni bir planlama ile yazabiliriz. Halihazırda Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan ve yürütülen başarılı projelerimiz var. Bununla birlikte tüm bunları içine alan, koordine eden, yatak kapasitemizi dönüştürecek ve arttıracak, turist sayısının yanı sıra turist başı geliri artıracak, mevcut kapasitemizdeki yıldız dağılımını daha rekabetçi şekilde geliştirecek, başta sürdürülebilirlik olmak üzere birçok başlığı düzenleyecek yeni bir strateji, bizi daha da güçlü, güzel bir geleceğe taşıyacaktır. Türkiye güçlü ve dünya turizmde en üst sıraları hedefleyen bir ülke. Ülkemizin bu yeni stratejiyi yapacak ve uygulayacak güce sahip olduğunu düşünüyoruz. Devletin desteği ve özel sektörün gayretleriyle bugüne kadar yaptıklarımızın devamını sağlamak ve yerli ve yabancı yatırımcıların ülkemiz turizmine yatırım yapmalarını sağlayacak cazip yatırım ortamını oluşturmanın çok kıymetli olduğunu düşünüyoruz.
Tabii bu süreçte özellikle sektörde çevre dostu, kalite odaklı, deneyimsel turizm projelerinin artırılması da önemli hedeflerimizden biri olmalı. Türkiye’nin yeni turizm stratejisi, deniz, kum ve güneş üçlemesinin ötesine geçerek tarihi, kültürel, gastronomik ve ekoturizm alanlarına daha fazla odaklanmayı hedefliyor. Sağlık, eğitim, 3’üncü yaş, kongre, kış, spor turizmi ve kültürel festivaller gibi alternatiflerin yanı sıra e-spor gibi yeni alanlar da güçlü şekilde geliştirilmeli. Anadolu’da oluşmakta olan yeni turizm koridorları ve jeotermal fırsatları ile kaplıca turizminin gelişmesi ile ülke turizminde önemli bir gelişim bekliyoruz.
Turizm sektöründe dijitalleşme ve yenilikçi teknolojilerin kullanımı giderek artıyor. Dijital dönüşümü sağlamak adına neler yapılmalıdır?
Teknoloji ve dijitalleşme artık turistler için sadece bir kolaylık değil, aynı zamanda bir tercih sebebi haline geldi. Büyük veri ve makine öğrenimi sayesinde turist profilleri daha iyi analiz edilerek, beklentilere uygun kişiselleştirilmiş hizmetler sunulabiliyor. Yapay zekâ destekli sistemler, turistlerin seyahat alışkanlıklarını ve tercihlerine göre öneriler sunarak daha özel deneyimler yaratırken, çevrimiçi platformlar üzerinden yapılan rezervasyon süreçlerini de daha hızlı ve kullanıcı dostu hale getiriyor. Bu teknolojiler, müşteri memnuniyetini artırırken aynı zamanda işletmelerin etkinliğini artırıyor.
Bununla birlikte, “akıllı oteller” ve “dijital destinasyon” konseptleri gelecekte sektörde fark yaratacak unsurlar olacak. Yapay zeka ve IoT destekli otomasyon sistemleri, misafir deneyimini geliştirirken, büyük veri analitiği ile oteller ve destinasyon yönetimleri daha verimli ve sürdürülebilir stratejiler belirleyebiliyor. Blockchain tabanlı rezervasyon sistemleri, güvenlik ve şeffaflığı artırırken, artırılmış gerçeklik (AR) ve sanal gerçeklik (VR) gibi teknolojiler, turistlerin bir destinasyonu keşfetmeden önce deneyimlemelerine olanak tanıyor.
Turizm sektöründe rekabetin sürdürülebilirlik ve teknoloji entegrasyonu gibi alanlara kayması, sadece sektördeki dönüşümün bir göstergesi değil, aynı zamanda Türk turizmini global ölçekte farklılaştırmak ve daha güçlü bir konuma taşımak için önemli bir fırsattır. Bu süreçte, dijital altyapıya yapılan yatırımların artırılması, sektör oyuncularının teknolojiye adapte olmalarını teşvik edecek eğitim programlarının geliştirilmesi ve inovatif iş modellerinin benimsenmesi büyük önem taşıyor. Türkiye’nin turizmdeki güçlü konumunu daha da ileriye taşımak için, dijital dönüşümü stratejik bir öncelik olarak görmek ve bu alanda küresel trendleri yakından takip etmek gerekiyor.
TTYD tarafından düzenlenen Turizm Yatırım Forumu (TIF), uluslararası arenada önemli bir etkinlik olarak öne çıkıyor. Bu forumun Türk turizm sektörüne sağladığı katkıları değerlendirir misiniz?
Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD), 1988 yılından bu yana Türkiye turizm sektörünün küresel ölçekte lider olması için çalışmalar yürütüyor. 2019 yılında hayata geçirdiğimiz Turizm Yatırım Forumu (TIF), Türkiye’nin yatırım cazibesini uluslararası arenada tanıtmak, yeni marka ve finansman iş birlikleri oluşturmak amacıyla düzenleniyor. Bugün TIF, Türkiye’nin turizm yatırımları alanındaki tek ve en önemli etkinliği konumundadır. 2024 yılında dördüncüsünü başarıyla gerçekleştirdiğimiz forum, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) stratejik ortaklığında düzenleniyor.
TIF, uluslararası yatırımcıları, sektör profesyonellerini ve otel markalarını bir araya getirerek Türkiye’nin turizmdeki yatırım fırsatlarını en iyi şekilde tanıtan ve yeni iş birliklerine zemin hazırlayan kritik bir platformdur. 2020’de 350 kişinin katılımıyla başlayan forum, 2024’te 1250 katılımcıya ulaşarak, 26 oturumda 90 üst düzey konuşmacıyı ağırlamıştır. T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül, T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ve İstanbul Valisi Davut Gül’ün katılımıyla turizm yatırımlarında kamu desteğinin önemi bir kez daha ortaya konmuştur.
TIF’in en büyük katkılarından biri de sektörel bilgi paylaşımı ve farkındalık yaratmasıdır. Forum kapsamında ele alınan dijital dönüşüm, değişen turist beklentileri ve sürdürülebilir yatırım stratejileri gibi kritik konular, sektör profesyonellerine yol gösteriyor. Turizm Yatırım Forumu, Türkiye’nin uluslararası turizm yatırımları ekosisteminde daha güçlü bir konuma gelmesi ve sürdürülebilir büyümesini sağlaması için kritik bir rol üstleniyor.
Bu kapsamda, TIF 2025’i Kasım ayında düzenleyeceğimizi duyurmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Turizm yatırım ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getirecek bu önemli etkinlikte sizleri de aramızda görmekten memnuniyet duyarız.
TTYD’nin çalışmaları ve yatırımcılara sunduğu destekler nelerdir?
TTYD olarak, yatırımcıların finansmana ve teşviklere erişimini kolaylaştırmak amacıyla araştırma raporları hazırlıyor, komitelerimizde mevzuat değişikliği önerileri geliştiriyor ve sektöre yönelik somut çözümler sunuyoruz. Turizm sektörünün stratejik yatırım kapsamına alınması, tahsis süreçlerinin iyileştirilmesi, faiz destekli uzun vadeli kredi mekanizmalarının oluşturulması ve sürdürülebilir turizm projelerine yönelik teşviklerin artırılması gibi konular, öncelikli çalışma alanlarımız arasında yer alıyor. Aynı zamanda, yeşil dönüşüm ve finansal yönetim alanında sermaye piyasalarında avantajlı modeller geliştirmek ve sektörün finansman kaynaklarını çeşitlendirmek için çalışmalar yürütüyoruz.
Bununla birlikte, uluslararası yatırımcılarla karşılıklı yatırım fırsatlarını değerlendirmek üzere düzenli olarak yurtdışı heyetleriyle bir araya geliyoruz. Turizm Yatırım Forumu (TIF) gibi etkinliklerle yatırımcıları ve finansal kuruluşları bir araya getirerek, sektöre yeni yatırımlar kazandırıyor, iş birliği fırsatlarını artırıyoruz. TTYD olarak, turizm yatırımlarının sürdürülebilir büyümesini desteklemek ve yatırımcılara yeni fırsatlar sunmak adına kapsamlı bir strateji izliyoruz. Bu alandaki çalışmalarımızı, sektörün ihtiyaçları doğrultusunda geliştirmeye devam edeceğiz.

