MEHMET ŞÜKRÜ TEKBAŞ - TEV YÖNETİM KURULU BAŞKANI
57 Yıllık Eğitim Seferberliği: “TEV İle Fırsat Eşitliği Sağlıyoruz”
Türk Eğitim Vakfı (TEV) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şükrü Tekbaş, 57 yıldır eğitimde fırsat eşitliğini destekleyen TEV’in faaliyetlerini, burs programlarını ve öğrenciler için sağladıkları katkıları anlatıyor. Ayrıca, gençlerin barınma sorunlarına yönelik farkındalık projeleri ve özel sektör iş birlikleriyle eğitime daha fazla imkân sağlama hedeflerini paylaşan Tekbaş, sivil toplumun eğitimde sürdürülebilir katkılarının önemine dikkat çekiyor.
Ülkemizin en köklü ve en etkin sivil toplum kuruluşlarından biri olarak TEV’in mevcut kurumsal organizasyonu, destekçileri, hizmet noktaları ve en önemlisi bu zamana kadar eğitime sağladığı katkı ile ilgili verileri paylaşır mısınız?
Türk Eğitim Vakfı (TEV), ülkemizin en köklü ve etkili sivil toplum kuruluşlarından biri olarak eğitimde fırsat eşitliği konusunda öncü bir rol üstleniyor. 57 yılı aşkın süredir, destekçilerimizden aldığımız güçle, 13 şubemiz ve 2 temsilciliğimiz ile Türkiye genelinde binlerce öğrencinin eğitim hayallerine dokunuyoruz. Bugüne kadar yürüttüğümüz faaliyetlerle yurt içinde toplam 284 bin burs sayısına ve yurt dışında eğitim hayatlarını sürdüren 2 bin 289 bursiyere ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Ancak eğitimde fırsat eşitliği için çabalarımız yalnızca burslarla sınırlı değil. Odağımızda başarılı ve imkânları kısıtlı gençler var. TEV’in sağladığı burslar, eğitim olanakları ve diğer destek programları, gençlerin eğitimlerini sürdürmelerini ve geleceklerini şekillendirmelerini destekleyen bütüncül bir yaklaşımı temsil ediyor. Vakfımız sağladığı burs imkânları arasında Üniversite Eğitim Bursları, Mesleki Lise Bursları, Yüksek Lisans ve Doktora Bursları ve Üstün Başarı Bursları yer alıyor. Vakfımızın bu yaklaşımı her bir genç bireyin potansiyelini keşfetmesine ve topluma değer katmasına olanak tanıyor. TEV, kurumsal organizasyonumuzun yanı sıra gönüllülerimizin, destekçilerimizin ve bağışçılarımızın özverili katkılarıyla bu günlere kadar geldi. Eğitime olan bağlılığımız ve misyonumuz doğrultusunda, her geçen gün daha fazla öğrenciye umut olma yolunda ilerliyoruz
Eğitim söz konusu olduğunda sürdürülebilir, etkin bir strateji kurgulamak büyük önem taşıyor. TEV faaliyetlerini nasıl bir stratejiyle kurguluyor? Güncel bir bakışla değerlendirmek gerekirse ülkemizde eğitim alanında ivedilikle çözüme kavuşturulması gereken sorunlar nelerdir? TEV, bu noktada nasıl bir misyon üstleniyor?
Vakfımız, köklü geçmişiyle her zaman öğrencilerin sesini dinleyerek, eğitim yolculuklarında onlara rehber olma amacıyla gayretle çalışıyor. Kurulduğu günden bu güne başarılı ve olanakları sınırlı olan öğrencilerin yanında olan TEV, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da eğitim alanında fırsat eşitliğini temel alarak, öğrencilerin nitelikli eğitime erişimini sağlamak ve kendi potansiyellerini keşfetmelerine olanak tanıyarak bulundukları çevreyi güçlendirmek misyonuyla çalışmalarına devam ediyor.
2023-2024 akademik yılında 107 bine yakın öğrenci Vakfımıza burs başvurusunda bulundu. Ancak, mevcut kaynaklarımızla geçtiğimiz dönem başvuru yapanlar arasından 5 bin yeni öğrenciye destek sağlayabildik ve toplam bursiyer sayımızı 17 bin 700’e çıkardık. Bununla birlikte, biliyoruz ki ihtiyaç bundan çok daha fazlasıdır. Bu sebeple kıymetli bağışçılarımızın desteği, daha fazla öğrencinin eğitimine katkı sağlamak adına yürüttüğümüz projelerin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor. Vakfımız, eğitimin yalnızca belirli bir süre ile sınırlı kalamayacak kadar geniş kapsamlı bir süreç olduğuna inanıyor. Amacımız, sadece maddi destek sağlamakla sınırlı kalmayıp, öğrencilerimizin kişisel ve akademik gelişimlerini en üst düzeye taşımak… Bu yolda gücümüzü destekçilerimizden alarak emin adımlarla ilerliyoruz.
Kamuoyunda büyük dikkat çeken, kapsamı ve hedefleri itibarıyla kritik bir değer taşıyan “Gücüm Bu Kadarına Yetiyor” projesinin detaylarını paylaşır mısınız?
“Gücüm Bu Kadarına Yetiyor”, büyük şehirlerde yaşayan üniversite öğrencilerinin barınma sorunlarına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla hayata geçirdiğimiz kıymetli projelerimizden biri. Büyük şehirlerde gençlerimizin karşılaştığı barınma sorunlarının eğitim hayatlarına olan olumsuz etkilerini gözler önüne sermek istedik. Projemiz kapsamında, İstanbul’un en yoğun bölgeleri olan Beşiktaş, Kadıköy ve Üsküdar meydanlarına, öğrencilerin bütçeleriyle karşılayabileceği yaşam alanlarını temsil eden sembolik ev enstalasyonları yerleştirdik. Bu enstalasyonlar, barınma maliyetlerinin öğrenciler için ne denli yüksek olduğunu ve bunun eğitimlerine nasıl engel teşkil ettiğini gözler önüne serdi. Toplumda konuya dair farkındalık yaratmayı amaçladığımız bu proje ile bir nebze olsun öğrencilerimizin sesi olmaktan mutluluk duyuyoruz. Ne mutlu ki bugün eğitim dostlarımızın destekleri ve İzmir, Trabzon ve Ankara’da faaliyet gösteren kız öğrenci yurtlarımız ile öğrencilere barınma imkanı sağlıyoruz. Bununla birlikte Ankara Yenimahalle ve İzmir’de iki yeni kız öğrenci yurdumuzun inşaatı devam ediyor. Yakın zamanda Bursa Belediyesi ile de bir yurt protokolü imzaladık. TEV girişimiyle faaliyet gösteren öğrenci yurtlarının sayısını daha da artırmayı hedefliyoruz.
Bağışlar TEV’in sağladığı katkının sürdürülebilirliği için önem taşıyor. İş birliklerinde nasıl bir süreç izliyorsunuz?
Öğrencilerimizin ihtiyaçlarını ve onların gelişimlerine katkı sunabilecek her türlü desteği tespit edebilmek adına bursiyerlerimizle yakın temasta bulunuyor, belirli aralıklarla araştırmalar hayata geçiriyoruz. Buradan elde ettiğimiz çıktılarla kıymetli bağışçılarımız ve iş birliği yapacağımız kuruluşlarla fayda yaratma ekseninde bir araya geliyoruz. Şeffaflık ve hesap verebilirlik, süreçlerimizin temel taşları arasında yer alıyor.
Bununla berber hayata geçirdiğimiz her iş birliğinde öğrencilerimizi merkeze alıyor, bu noktada onların eğitim yaşamlarına katkıda bulunabileceğimiz proje modelleri oluşturuyoruz. Bu proje modellerinde özellikle kurumsal iş birlikçilerimiz ile mentorluk, yabancı dil eğitimi, staj olanakları, mesleki eğitimler, özel etkinlikler gibi birçok farklı desteklerden oluşan planlamalar ile ilerliyoruz. Üniversite eğitiminin kaliteli istihdam olanaklarına erişim için artık yeterli olmadığı günümüzde burs desteğinin yanında öğrencilerin gelişimlerine katkı sağlayacak çok yönlü desteklere odaklanan proje modelleri geliştirilmesi bu anlamda çok kıymetli…
Ülkemizde özel sektörün sivil topluma olan katkısı yeterli düzeye ulaştı mı?
Özel sektörün sivil topluma sağladığı katkı, günümüzde önemli bir aşamaya geldi. Son dönemde, kurumların kurumsal sosyal sorumluluk alanına daha fazla odaklandığını ve bu hassasiyetle eğitim, çevre, sürdürülebilirlik gibi çeşitli alanlarda anlamlı projeler geliştirdiklerini gözlemliyoruz. Ancak, özellikle eğitimin, toplumsal kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak desteklenmeye devam etmesi gerektiğinin altını çizmek isterim.
Bu katkının daha etkili ve sürdürülebilir hale gelmesi için sürekli destek sağlamak çok kıymetli. Şu anki desteklerin, sosyal sorumluluk projeleri ve bağışlarla önemli gelişmeleri beraberinde getirdiğini görüyorum ancak bu katkıların etki alanını genişletmek için daha sistematik bir yaklaşım benimsemek gerektiğini düşünüyorum. Sivil toplumun desteklenmesi sadece kısa vadeli projelerle sınırlı kalmamalı; kapsamlı ve uzun vadeli iş birlikleriyle desteklenmeli. Bu tür iş birlikleri, tüm paydaşların ortak hedefler doğrultusunda birleşmesini sağlar ve daha büyük bir etki yaratma potansiyelini artırır. Biz de ne mutlu ki bu yolculuğumuzda bugüne kadar hepsi birbirinden kıymetli birçok kurumla bir araya gelerek gençlerimize fırsat eşitliği sağlayabilmek adına çalışmalar yürüttük. Destekçimiz olan kurumlar arasında finans, giyim, yiyecek içecek ve sağlık gibi birçok farklı sektörün güçlü oyuncuları yer alıyor. Bu kurumların çabaları özel sektöre toplumsal fayda yaratma yolunda ilham oluyor.
Başarılı bir kariyerinden devamında TEV Yönetim Kurulu Başkanı olarak; Vakfın kişisel dünyanız için ifade ettiği önemi paylaşır mısınız?
TEV Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev almak benim için büyük bir anlam taşıyor. Vehbi Koç’un “TEV’i gönlü zengin bağışçılara ve bursiyerlere emanet ediyorum” sözleri, her zaman ilham verici bir rehber oldu. Ben de bir mezun TEV bursiyeri olarak, Vakfımızın eğitim hayatına dokunduğu binlerce öğrenciden yalnızca biriyim. Kıymetli Vakfımıza yıllar sonra Yönetim Kurulu Başkanı olarak hizmet sağlamaktan gurur duyuyorum. Genç yaşımda TEV’den aldığım desteklerle eğitim hayatıma yön vererek hayalini kurduğum başarılara eriştim. 1988-1992’de Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanlığı görevini üstlenmekle birlikte, 2003-2007 yılları arasında İstanbul İşletme Fakültesi Dekanlığı görevimi sürdürdüm. Üstlendiğim bu kıymetli vazifelerde her zaman TEV’in bana sağladığı desteklerin önemini hatırladım. Bugün ise TEV’de üstlendiğim vazife ile genç nesillere kılavuzluk ederek eğitim hayatlarına dokunmanın gururunu yaşıyorum. Vakfımızın bir parçası olmaktan ve gençlerimizin eğitimine katkı sağlamaktan büyük onur duyuyorum.

