M. BURAK TUNA - TUNALAR TOPLULUĞU YÖNETİM KURULU ÜYESİ
Elektrikli Dönüşüme Katma Değerli Çözümlerle Eşlik Ediyoruz
Tunalar Topluluğu Yönetim Kurulu Üyesi M. Burak Tuna, elektrikli mobilitenin Türkiye’de ulaştığı noktayı değerlendirirken, bu dönüşümün yalnızca araçlardan ibaret olmadığını vurguluyor: “Elektrikli araçlar, teknolojisiyle, şarj altyapısıyla, dijital servisleri ve kullanıcı deneyimiyle başlı başına bir ekosistem sunuyor. Biz bu sürece yalnızca eşlik etmiyor, onu şekillendiren yapılardan biri olmayı hedefliyoruz. BİWATT ile elektrikli ve hibrit araç kiralamada öncüyüz; WATTARYA ile şarj altyapısını sürdürülebilirlik ve tasarımla buluşturuyoruz. Türkiye pazarı hızla olgunlaşırken, Tunalar Topluluğu olarak bütünsel çözümlerimizle müşteriye en yakın ve en güvenilir oyuncu olmayı sürdüreceğiz.”
Elektrikli araç pazarının bugününe ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerinizi paylaşır mısınız?
Elektrikli mobilite kavramı günümüzde bir seçenekten öte bir zorunluluğu ifade ediyor. İşin sevindirici yönlerinden biri şu; ülkemizde de bu dönüşüm giderek hız kazanıyor. Tüketici davranışları sürece paralel olarak evriliyor. Çevre bilincinin artması ve teknolojiyi yakından takip eden kullanıcı kitlesi, elektrikli araçları yalnızca çevreci değil aynı zamanda ekonomik ve teknolojik bir tercih olarak değerlendiriyor; satın alma davranışlarını bu şekilde değiştiriyor. 2024’te her 10 sıfır otomobilden biri elektrikliydi; 2025’in ilk yarısında bu oran 6’da 1’e yükseldi. Uluslararası Enerji Ajansı raporuna göre de 2030 yılı sonuna kadar dünyadaki elektrikli otomobil sayısı 10 kat artacak. 2030 yılına gelindiğinde dünyada satılan araçların yüzde 60’ından fazlası elektrikli olacak.
Elektrikli araçlar (EV), aynı zamanda sunduğu teknolojik avantajlarla fiyat-performans açısından da kullanıcıyı tatmin eden bir yatırım haline geliyor. İlk bakışta içten yanmalı motorlu araçlara kıyasla daha yüksek fiyat etiketleriyle dikkat çekse de, sundukları teknolojik donanım ve düşük işletme maliyetleriyle bu fark hızla kapanıyor.
Bugün bir elektrikli araç satın alan kullanıcı, aynı fiyata denk gelen benzinli bir araca kıyasla çok daha fazla ileri teknolojiyle donatılmış bir otomobile sahip oluyor. Gelişmiş otonom sürüş destek sistemleri, yazılım güncellemeleriyle sürekli iyileştirilen araç içi deneyim, akıllı enerji yönetimi, uzaktan erişim ve kontrol özellikleri EV’lerin standartlarında yer alıyor. Üstelik, batarya teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde menzil artıyor, şarj süresi kısalıyor ve kullanıcı deneyimi daha konforlu hale geliyor.
Ayrıca elektrikli araçlar, düşük bakım maliyetleri, vergi avantajları ve yakıt tasarrufu gibi ekonomik faydalar da sunuyor. Bu da toplam sahip olma maliyeti açısından EV’leri daha cazip hale getiriyor. Sonuç olarak, bir elektrikli araç yalnızca çevreci bir tercih değil; aynı zamanda geleceğin teknolojilerine bugün ulaşmanın bir yolu. Kullanıcı, ödediği fiyatın karşılığında daha fazla akıllı sistem, daha fazla konfor ve daha fazla tasarruf elde ediyor.
Bu yalnızca bir pazar büyümesi değil; aynı zamanda bayi yapılanmalarından satış sonrası hizmetlere, şarj ağı yatırımlarından ikinci el pazarına kadar çok boyutlu bir dönüşüm anlamına geliyor. Tunalar Topluluğu olarak da bu değişimi yalnızca izlemiyoruz; aktif biçimde yön veriyoruz. Otomotiv sektöründeki marka ve bayiliklerimizle, perakende satıştan şarj istasyonlarına kadar A’dan Z’ye bir yapı kurguladık. Biz tüm bu süreci bir bütün olarak görüyoruz. Tüketiciye sadece bir araç değil, bir deneyim, bir güven alanı sunmak gerekiyor. Tunalar olarak amacımız tam olarak bu: Ulaşımın geleceğini bugünden inşa eden, sürdürülebilir ve bütünsel çözümler sunan bir ekosistem oluşturmak.
Tunalar Topluluğu’nun otomotiv sektöründe hedef olarak belirlediği öncelikler nelerdir?
Amacımız, otomotiv sektöründeki faaliyetlerimizi ülke ekonomisine katma değer sağlayacak bir perspektifle geliştirmektir. Bu doğrultuda Ford, Volvo, Fiat, Alfa Romeo, Jeep, Jaecoo, Kia ve Ford Trucks’a uzanan bayiliklerimizle satış, servis, yedek parça ve ikinci el araç segmentlerinde hizmet veriyoruz. Bununla birlikte, dijitalleşme, operasyonel mükemmellik ve sürdürülebilir büyüme konularına odaklanıyoruz.
Yeni nesil markalar geliştirmek, rekabet gücümüzü artırmak üzere yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bu doğrultuda Biwatt, Wattarya gibi yenilikçi girişimlerimiz, otomotiv ekosistemindeki varlığımızı ve etkinliğimizi bambaşka bir noktaya taşımış durumda. Sektör ihtiyaçlarını dikkate alarak müşterilerimize yaşamlarını kolaylaştıran, güvenilir çözümler sunmak ve bunu yaparken sürdürülebilir bir büyüme ortaya koymak yeni dönemdeki temel felsefemizi oluşturuyor.
Belirttiğiniz gibi Biwatt ve Wattarya değişen ihtiyaçlar paralelinde dikkat çeken adımlar olarak değerlendiriliyor. Öncelikle Biwatt ile başlayalım; bu marka için nasıl bir yolculuk öngörüyorsunuz?
Biwatt, Tunalar Topluluğu’nun otomotiv ve araç kiralama sektörlerindeki tecrübesini, günümüzün modern teknolojileriyle harmanlayan bir girişim. Ciddi bir planlama ve altyapı çalışmasının ardından 2023 yılında hayata geçti. Biwatt, bugün filosunun yüzde 100’ü elektrikli ve hibrit araçlardan oluşan ilk ve tek günlük araç kiralama markası olma unvanını taşıyor.
“Çevreci ve ekonomik araç kiralama, dijitalleşme ile buluşuyor”
Biwatt’ın arkasındaki ruh, müşterilerimize çevre dostu bir mobilite seçeneği sunmak; fosil yakıtlara bağımlı olmayan, düşük emisyonlu araçlarla, sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek. Elektrikli sürüşü yaygınlaştırırken, kiralamanın ötesinde eşsiz bir deneyim sunuyoruz. Böylece çevreci ve ekonomik araç kiralamayı dijitalleşme ile birleştirerek Türkiye’de elektrikli mobilitede öncü olma konumuna yöneliyoruz. Genişleyen hizmet ağımız ve güçlü iş birlikleriyle fark yaratmayı sürdürüyoruz.
Biwatt’ın kullanıcılarına sunduğu deneyimi anlatır mısınız?
Biz sistemimizi dijital ve müşteri odaklı olarak kurguladık: kullanıcılar web sitemiz (www.biwatt.com.tr) üzerinden günlük, haftalık veya aylık olarak elektrikli araç kiralayabiliyor. 15’ten fazla marka ve modelden oluşan geniş filomuz, ihtiyaçlarınıza en uygun aracı zahmetsizce seçmenize olanak tanıyor. Özellikle elektrikli araçların düşük bakım maliyetleri ve yakıt tasarrufu ile artan verimlilikleri dikkat çekiyor. Şu anda İstanbul Pendik, İstanbul Hilltown, Kocaeli Dolphin Avm, İstanbul Havalimanı (Rent Go teslimat noktası), Bursa Nilüfer (Rent Go teslimat noktası) olarak hizmet vermeye devam ediyoruz.
Biwatt olarak çevre dostu bakış açısı ve sürdürülebilirliğe katkı sağlama hedeflerimiz doğrultusunda, yeni nesil mimari konseptle tasarlanan deneyim merkezlerimizde müşterilerimize alışılmışın ötesinde bir hizmet sunuyoruz. Merkezlerimizde kullandığımız mobilya ve eşyaların yüzde 70’i geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilmiş olup, sürdürülebilirliği sadece teknolojiyle değil, yaşam alanlarımızla da bütünleştiriyoruz. Böylece hem estetik hem de çevresel sorumluluk anlayışını bir araya getiriyoruz. Ayrıca, deneyim merkezlerimizde kullanılmış pillerin toplanmasına yönelik özel alanlar oluşturarak, müşterilerimizin bu dönüşüm sürecine aktif katılımını destekliyoruz. Toplanan piller, geri dönüşüm sürecine kazandırılırken; katkı sağlayan müşterilerimiz, elektrikli araç kiralama hizmetlerimizde sunduğumuz özel indirim ve avantajlardan faydalanabiliyor. Biwatt olarak, her temas noktasında çevresel farkındalığı artırmayı ve sürdürülebilir geleceğe birlikte yürümeyi hedefliyoruz.
Wattarya, hizmetleri itibarıyla elektrikli mobilitenin tamamlayıcı bir parçası olarak görev üstleniyor. Şarj ihtiyacının günden güne arttığı bir dönemde Wattarya’nın ortaya koyduğu performansı değerlendirir misiniz?
Wattarya olarak amacımız, elektrikli araç kullanıcılarına hem hızlı hem güvenilir bir şarj deneyimi yaşatmak. Bu nedenle şarj noktalarımıza 11–22 kW AC ve 60–180 kW DC üniteleri entegre ettik; 10.000’e yakın kullanıcıya kesintisiz hizmet sağlıyoruz. Ayrıca 2024’te EV Charge Show’da sergilediğimiz ileri teknoloji ekipmanlarımızla yenilikçi altyapımızı gösterdik. Teknolojik gelişmelerle birlikte batarya optimizasyonunu ve şarj sürelerini en verimli şekilde yönetmeyi sağlıyoruz.
Pazar hızlı bir gelişim gösterirken Wattarya ne gibi farklılıklarla öne çıkıyor?
İnovasyon, sürdürülebilirlik ve elbette güven, en temel bileşenlerimizi oluşturuyor. Tüm faaliyetlerimizi bu değerler üzerinden kurguluyor, ülkemizde ve dünyada yaşanan değişimin etkin bir parçası olmak üzere son derece dinamik bir yapı sergiliyoruz. Bu başlıkları biraz daha detaylandırırsak; şarj istasyonlarımızı fonksiyonel olduğu kadar estetik de kılıyoruz. Yaratıcı tasarım anlayışımız sayesinde kullanıcılarımıza hem görsel hem de fonksiyonel bir hizmet sunuyoruz. Her istasyonda kullanım kolaylığını desteklemek için mobil uygulama entegrasyonu, enerji tüketimi izleme, güvenli bağlantı ve ödeme sistemleri bulunuyor. Akıllı şarj teknolojilerimiz ile altyapı ve kullanıcı tarafında etkileşimi optimize ediyoruz.
Gelecek nesiller için temiz bir çevre bırakmak amacıyla sürdürülebilir enerji uygulamalarına odaklanıyoruz. Bunu; güvenilir, hızlı ve kaliteli hizmetle pekiştiriyoruz.
İçinde bulunduğumuz yıl itibarıyla faaliyet gösterdiğiniz alanlardaki genel görünümü ve önümüzdeki sürece ilişkin değerlendirmelerinizi de paylaşır mısınız?
Yılın ilk yarısında hem küresel hem de bölgesel ölçekte otomotiv talebinde büyüme sinyalleri gördük. Özellikle Türkiye gibi nüfusu ve mobilite ihtiyacı yüksek pazarlarda, sıfır araç satışları beklentilerimiz doğrultusunda seyretti. Bu dönemde finansmana erişim zorluklarına rağmen müşterilerin çeşitli kampanya ve enstrümanlarla desteklenmesi, talepteki istikrarı korudu.
Benzer şekilde makroekonomik belirsizlikler, ikinci el pazarına olan ilgiyi güçlü tuttu. Müşterilerimiz kısa vadede daha ulaşılabilir çözümler ararken, araç kiralama tarafında da filo yenileme yatırımları hız kazandı. Özellikle kurumsal müşteriler, operasyonel kiralamayı yeniden büyüme stratejilerinin bir parçası haline getirdi.
Elimizdeki genel verilere göre yılın ilk yarısında elektrikli araç penetrasyonu beklenenden hızlı arttı. Bizim şarj istasyonu ağımızda da kullanım oranları belirgin şekilde yükseldi; şehir merkezlerinde ve konutlarda altyapı yatırımlarımızın geri dönüşlerini görmeye başladık.
“Mobilite çözümleri sunmak önceliğimiz olacak”
Sadece araç satmak değil, mobilite çözümleri sunmak önümüzdeki süreçte de önceliğimiz olacak. Müşteriler artık satın alma, kiralama ve paylaşım modelleri arasında daha esnek geçiş yapmak istiyor. Bu nedenle dijital platformlarımızı güçlendirmeye ve tüm hizmetlerimizi tek bir müşteri deneyimi altında toplamaya devam edeceğiz.
Şarj altyapısı yatırımlarımızı ise özellikle hızlı şarj noktalarıyla destekleyerek sürdüreceğiz. Aynı zamanda ikinci el pazarında elektrikli araçların değer yönetimi üzerine yeni modeller geliştirmek gündemimizde.
Önümüzdeki süreçte yapay zekâ destekli satış ve satış sonrası çözümler, kişiselleştirilmiş kampanyalar ve online platformlarda zenginleşen kullanıcı deneyimi fark yaratacak. Biz de bu dönüşümün odağında, veriyi daha akıllı kullanarak müşteri yolculuğunu basitleştirmeyi hedefliyoruz. Araç kiralama ve ikinci el operasyonlarımızda verimlilik odaklı projeler yürütmeye devam edeceğiz. Sürdürülebilirlik kriterlerini her yatırım kararımızın merkezine yerleştirmeyi stratejik bir zorunluluk olarak görüyoruz.
"Önümüzdeki sürecin mobilite çözümlerinin çeşitlenmesi ve elektrikli araç ekosisteminin olgunlaşmasıyla birlikte fırsatların arttığı bir dönem olacağını değerlendiriyoruz. Bizim için kritik unsur, bu dönüşümü hızlı okuyup hem perakende hem de yenilikçi çözümler tarafında müşteriye en yakın ve en güvenilir oyunculardan biri olmaya devam etmektir. Ölçek, çeviklik ve iş birliği kabiliyeti bu dönemde en değerli kaslarımız olacak."

